• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

50 Yıl Önce O Gün

50 Yıl Önce O Gün
Amerikan Life dergisinin arşivi yeni açıldı ve içinden gerçekten hazine değerinde fotoğraflar çıktı.Life’ın foto muhabiri James Burke, askeri müdahaleden hemen sonra Ankara’ya gelmiş ve 1-2 Haziran günlerinde bu fotoğrafları çekmişti.işte o

 

 

 

 

 

1991’de TRT için “Demirkırat” belgeselini hazırlarken hem Türkiye’de hem yurtdışında pek çok arşivi taramıştık. Ama bugün bu sayfada gördüğünüz fotoğraflara ulaşamamıştık.

Amerikan Life dergisinin arşivi yeni açıldı ve içinden gerçekten hazine değerinde fotoğraflar çıktı.

Life’ın foto muhabiri James Burke, askeri müdahaleden hemen sonra Ankara’ya gelmiş ve 1-2 Haziran günlerinde bu fotoğrafları çekmişti.

Hareketin başına getirilen Org. Cemal Gürsel’in makam odasına girmiş, onu Kurucu Meclis için davet edilen profesörlerle toplantıdayken, makamında yemek yerken, arka taraftaki dinlenme odasında yatağının başucundayken ve penceresinden kapı önünde bekleyen yurttaşları selamlarken görüntülemişti.

Gürsel’i beklerken, Başbakanlık koridorlarında tarihe kaydolacak görüntüler kaydetmiş; ihtilalin Albay Alpaslan Türkeş başta olmak üzere, genç subaylardan oluşan önder kadrosunu, elde silah makam nöbeti tutan silahlı askerlerin korumasında fotoğraflamıştı. Sonra İsmet İnönü’yü ziyaret etmiş, Paşa’yı da Mebusevleri’ndeki evinin önünde bekleyen vatandaşlara el öptürürken çekmişti.

 

Bayram yeri gibi

Ama asıl ilginç görüntüler dışardaydı.

27 Mayıs’ın üzerinden 3 gün geçtiği halde “ihtilal coşkusu” hâlâ sokaklardaydı. Ortalık bayram yeri gibiydi.

Burke, tankların, kamyonların üzerinde elde bayraklar, çiçekler ve Atatürk fotoğraflarıyla sevinç gösterisi yapanları görüntüledi. Nerede bir üniformalı subay görseler omza alıp tezahürata başlıyorlardı. Sevinç pozu verenlerin ellerinde 30 Mayıs 1960 tarihinde çıkan Akis dergisi vardı.

Kapakta “Sabık Başbakan” Menderes, üzerine bir çarpı atılmış halde görünüyordu. Coşku o kadar büyüktü ki, radyolardan “Artık tezahürat durmalı” diye anons yapılıyordu.

 

Fotoğrafı çekilmeyenler

Fotoğraflarda bu coşku açıkça görünüyor. Görünmeyen, yenilenlerin yüzü...

Çünkü onlar, ya askeri nezarette ya da evlerinde, endişeyle başlarına geleceği bekliyorlar.

O yüzden bu fotoğrafların, toplumun bütününün ruh halini temsil ettiğini söylemek haksızlık olur.

Öte yandan, başta Orgeneral Cemal Gürsel olmak üzere, darbenin önder kadrosunun yüzlerinde de endişe okunuyor.

Çoğu (daha sonra anılarında anlatacakları gibi) hazırlıksız devraldıkları devleti nasıl yöneteceklerini düşünüyorlar.

 Madalyonun iki yüzü
27 Mayıs 1960 gününün öyküsünü hem devirenlerden, hem devrilenlerden dinlemiştim. Sevinenler, günlerce sokaklara yayılan, yıllarca yüreklerde yaşayan bir devrim coşkusundan söz ediyorlardı.
Üzülenler ise, 27 Mayıs’ı “Türkiye’de demokrasinin ilk darbeyi yediği sabah” diye anımsıyorlardı.
İkisinin de kendine göre haklı oldukları taraflar vardı. Ama...
Sokaklara taşan coşkuyu anlamak için önce Menderes yönetiminin 1950’lerin sonuna doğru nasıl despotlaştığını hatırlamak gerekiyordu.
O günkü coşkunun neden daha sonra söndüğünü anlamak için de 27 Mayıs yönetiminin nasıl kontrolü elden kaçırıp Menderes ve 2 bakanının idamına onay vererek tarihsel bir faciaya imza attıklarını bilmek gerekiyordu.
Bugün, 27 Mayıs’tan 50 yıl sonra, madalyonun bu iki yanını da görmeyen her yorum, eksik gibi geliyor bana..

 

 

 

ORDU LEHİNE GÖSTERİLER
İhtilal bildirisinin radyoda okunmasından itibaren on binlerce insan yollara döküldü. Kimisi tankların, kimisi kamyonların üzerine binerek tezahürata başladı. Elde bayraklar ve Atatürk fotoğraflarıyla Türk ordusuna destek sloganları atan kitlelerin coşkusu günlerce dinmek bilmedi.   O kadar ki, birkaç gün sonra radyodan tezahüratın artık durması gerektiği konusunda anons yapıldı.

ÇARPI ATILMIŞ MENDERES
İsmet İnönü’nün damadı Metin Toker’in çıkardığı Akis dergisi, dönemin en etkili yayın organlarından biriydi. Muhalif yayınlarıyla Demokratların tepkisini çeken Akis, askerler için bir başucu kitabı gibiydi. 27 Mayıs’tan 3 gün sonra 30 Mayıs günü, kapağında Başbakan Menderes’in fotoğrafıyla çıktı. Ama fotoğrafın üzerine bir çarpı atılmış, altına da “Sabık Başbakan” diye yazılmıştı. Fotoğrafta Akis’in bu tarihi sayısı, yollarda kutlama yapan vatandaşlarla askerlerin elinde görünüyor.



BAŞBAKANLIK...
SAAT 10.35

Başbakan Cemal Gürsel, Başbakanlık merdivenlerinde... Az sonra aşağı inip tarihi kapıda kendisini bekleyen gazetecilerle karşılaşacak. Hemen arkasında daha sonra yollarının ayrılacağı, ihtilalin güçlü Albayı Alpaslan Türkeş var.

BAKANLAR TOPLANTIDA
2 Haziran 1960 günü Başbakan Gürsel, kabinesiyle toplantı yaptı. Çoğu yaşlı bürokratlardan ve akademisyenlerden oluşan bu kadro, 27 Mayıs günü apar topar evlerinden davet edilmiş ve görev kendilerine tebliğ edilmişti. Fotoğrafta Başvekil’in önünde duran 60 model siyah telefon, boş raflar ve sigara içen vekiller dikkat çekiyor.

 

RADYOEVİ:
KİLİT MEVZİ

Radyoevi ihtilalin en kilit mevzilerinden biriydi. 27 Mayıs harekâtının ilk hedefiydi. İhtilal gecesi radyoevini Alpaslan Türkeş ele geçirmiş ve ilk bildiriyi de orada bizzat kendisi okumuştu. “Dün gece yarısından itibaren bütün Türkiye’de deniz, kara, hava Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, el ele vererek memleketin idaresini ele almıştır” diyen boğuk sesi hep hafızalarda kalacaktı. İhtilalden sonra da Radyoevi, askerlerce muhafaza altında tutulan bir kale gibiydi.

MİLLİ BİRLİKÇİLER BAŞBAKANLIK  KORİDORUNDA
Yine Başbakanlık binası... Başbakan’ın makam odasının önü... Bir grup subay, Gürsel’in çıkışını bekliyor. Bunlar, ihtilalin önder kadroları... İhtilali örgütleyip Gürsel’i başa geçiren genç subaylar... O günün Milli Birlik Komitesi üyeleri... Atatürk büstünün altında Türk bayrağı asılı... Ve koridor, ellerinde sten marka makineli tabanca taşıyan askerlerin koruması altında...


GÜRSEL PENCEREDE
Life fotomuhabiri James Burke’ün yakaladığı en ilginç karelerden biri... Başbakanlık binası, gazeteciler, foto muhabirleri ve kameramanlar tarafından kuşatılmış. Bekleyen gazeteciler arasında İlhami Soysal dikkati çekiyor. Hemen yukarıda, 1. kat penceresinden bakan ise dönemin 1. adamı, ihtilalin lideri, Başbakan Cemal Gürsel...

O DERGİ BAŞUCUNDA
Başbakanlığa getirilen Org. Cemal Gürsel’in makam odasının hemen arkasında bir dinlenme odası vardı. Life dergisinin foto muhabiri James Burke, özel izin alıp o odaya da girdi. Gürsel’in mütevazı karyolasının başucundaki sehpanın üstünde o hafta çıkan Akis dergisi bulunuyordu. Kapaktaki Menderes fotoğrafının üzerine bir çarpı atılmış, altına da “Sabık Başbakan” yazılmıştı.
 

 

milliyet

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim