• BIST 107.206
  • Altın 142,796
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 30 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

28 Şubat'ta Hortumlanan Paraların Akıbeti

28 Şubatta Hortumlanan Paraların Akıbeti
TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, 28 Şubat'ta hortumlanan paraların akıbetini ilk kez açıkladı. Ertürk, 28 Şubat sürecinde hortumlanan paralarla toplum mühendisliği faaliyetlerinin finanse edildiğini söyledi

 

 

 

 

Aksiyon'un haberine göre, TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, takibini yaptığı hortumlanan bankalarda açıklanamayan zararlar olduğunu söylüyor. Onun tespitlerine göre bu paralarla toplum mühendisliği faaliyetleri finanse edildi.

Ahmet Ertürk'ün 2004 yılının Ocak gününde başına geçtiği ve 2010 yılı Ocak ayında ayrıldığı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), yakın tarihte medya - ticaret - siyaset üçgeninde kurulan kirli ilişkiler ağının ortaya çıkmasında önemli rol üstlendi.

Bu altı yıl boyunca 28 Şubat döneminde irtica yaygarası ile başlatılan postmodern darbe sürecinde hortumlanan onlarca bankanın ülkeye ve topluma verdiği hasarı azaltma yolunda önemli adımlar atıldı. Bankalardan hortumlanan ve bugün bile kimleri haksız yere zengin ettiği, hangi kirli işleri finanse ettiği tam belli olmayan paraların izi bu dönemde takip edildi.

TMSF'nin son altı yıllık performansı, kamu alacaklarının tahsil edilmesi kadar başka bir açıdan daha önem arz ediyordu. Yolsuzluk ve hortumlama yapanların, yanına kâr kaldığı anlayışı önemli ölçüde darbe aldı. Toplum, ülkenin birikimlerini kendi çıkarları uğruna kullananların eninde sonunda hesap vereceğine inanmaya başladı.

Bu dönem elbette kolay geçmedi. Ahmet Ertürk, batıkların tahsilatı için tam bir savaş verdiklerini söylüyor. Bunun ona bedeli ise hakkında hâlen devam eden 28 dava. Görev süresinin sonunda kendisine yönelik saldırıların artarak süreceğini tahmin ediyor. Buna rağmen Türkiye'de kamu görevlilerini korkutarak, sindirerek rant devşirilen dönemin geride kaldığının altını çiziyor ve "Görev süremin bitmesini bekleyenler hiç heveslenmesinler." diyor.

Ortaya çıkan darbe senaryolarında, Türkiye için uygun görülen ekonomik 'tedbirleri' okudukça 'dehşete kapıldığını' söyleyen Ertürk, bu senaryolara iş dünyasından ve özellikle de büyük sermayeden güçlü itirazlar gelmemesi konusunda ise şaşkın. Bu gibi planlardan menfaat uman çevreleri eleştiren Ertürk, "Bu paranoyadan herkesin korkması lazım. O hastalıklı ruh hâlinin yarın kimi vuracağı hiç belli olmaz. Ben hâlâ iş dünyasından güçlü tepkiler bekliyorum." uyarısı yapıyor.

Ertürk, kendisine sorulan "28 Şubat postmodern darbe sürecinde toz duman dağıldığında, onlarca bankanın içinin boşaltıldığını gördük. 28 Şubat darbesi ile bu sürecin finansal boyutu hakkında ne gibi tespitleriniz var?" şeklindeki soruya şu ilginç cevabı veriyor: "28 Şubat öncesinde Türkiye'yi o noktaya götüren bir süreç yaşandı. 28 Şubat'ın altyapısı kuruldu. Siyasi dengesizlikler ile ekonomik dengesizlikler birbirini destekledi ve rant kapma sürecine dönüştü. Siyaset ekonomideki dengesizlikleri, ekonomi çevreleri de siyaseti kendi lehine kullanarak hak etmedikleri kazançlara ulaştılar. Sonuca ulaşmanın önemli bir aşaması demokratik sisteme yapılan olağan dışı müdahaleler oldu. Demokratik sistemin en önemli özelliği şeffaflık ve hesap verilebilirliği öngörmesidir. Kapalı bir yapıda her türlü senaryoyu uygulayabilirsiniz. Antidemokratik yapıda toplum mühendisliği kadar finansal mühendislik de yapabilirsiniz."

28 Şubat sürecinde ikisi bir arada ve eş zamanlı yürüdü. Biri toplumu, diğeriyse ekonomiyi kendi kirli amaçları için yeniden düzenlemeyi amaçlıyordu. Bunlar birbirini destekledi ve 28 Şubat'tan netice alındı. Süreç Türkiye'nin ciddi servet kaybıyla sonuçlandı ve sadece sisteme-siyasete değil ekonomiye de darbe yapıldı. 28 Şubat aynı zamanda finansal darbedir. O yıllarda yaşanan krizler de sözkonusu dengesizliklerin eseriydi. Yine bu çarpık sistemin eseri olarak ortaya çıkan 2001 krizi Türkiye'yi 20 sene geriye götürdü.

(Kaynak: Aksiyon)

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim