• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 13 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

28 Şubat'ın 'Sivil Batı Çalışma Grubu' ortaya çıktı

28 Şubatın Sivil Batı Çalışma Grubu ortaya çıktı
ANKARA (CİHAN)- Tarihe post-modern darbe olarak geçen 28 Şubat sürecinde binlerce insanı fişleyip mağdur eden Batı Çalışma Grubu (BÇG)'nun sivil ayağının olduğu iddia edildi.

Buna göre, DSP- MHP- ANAP Hükümet döneminde kurulan sivil Batı Çalışma Grubu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından oluşturuldu. Bürokrat, doktor, hemşire, hasta bakıcı ve hizmetliler tek tek fişleyen oluşum, emniyet, MİT ve askerle işbirliği yapmış.

Gazeteci-Yazar Aslan Değirmenci'nin "28 Şubat'ın İstihbarat Ağı" adlı kitabı, Çıra Yayınlarından çıktı. Çalışmada, tarihe post-modern darbe olarak geçen 28 Şubat sürecinde bazı kurumların yasadışı istihbarat toplama faaliyetleri ile bu faaliyetler çerçevesinde geliştirdikleri hukuk dışı istihbarat ağına mercek tutuluyor. Batı Çalışma Grubu (BÇG)'nun gerek fişlemeler gerekse de darbeye hazırlık çerçevesinde yaptığı istihbarat faaliyetleri irdeleniyor. Çalışmada darbeyi yaşatmak için dönemin iktidarı tarafından kurulan 'Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu' raporları paylaşılıyor. İmzasız ihbar mektuplarının nasıl dikkate alındığı anlatılıyor.

57. DSP, MHP, ANAP Hükümet döneminde kurulan "Sivil Batı Çalışma Grubu" deşifre ediliyor. 18.5.2001 tarihli Başbakanlık onayıyla yürürlüğe konulan "İrticai Faaliyetlere Karşı Yürütülecek Mücadele Stratejisi" uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından oluşturulan "İzleme Grubu"nun raporu ile bürokrat, doktor, hemşire, hasta bakıcı ve hizmetliler fişlenmiş.

Kitapta yer alan rapor "İnceleme Konusu Arındırılmış Duyumlar" başlığı ile başlıyor. Personel Daire Başkanı, Teftiş Kurulu Başkan Vekili ve Müsteşarın altında imzası bulunan söz konusu bölümde Şanlıurfa Bağ-Kur Genel Müdürlüğü personelinin bazılarının isimlerinin verilerek 'irticacı' diye fişlendiği görülüyor. SSK Ankara Dışkapı Eğitim Hastanesinde görevli 3 Baştabip yardımcısının ve çok sayıda doktorun da aynı şekilde kayıt altına alındığı, 'İstanbul Kartal SSK Hastanesi'nde ise tesettürlü personelin listesinin çıkarıldığı ifade ediliyor.

Benzer fişlemeler, bir çok hastanede yapılarak 'sakıncalı personel' olarak ilan edilmiş. Söz konusu raporda yapılması gerekenler; "Duyumların ilgisine ve özelliğine göre bağlı veya ilgili kuruluşlara gönderilmesi ve takip edilmesi uygun görülmüştür. Makam onayı alındıktan sonra Bakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir." şeklinde belirtiliyor.

'Milli Görüşçü', 'Radikal İslamcı' ve 'İrticacı' diye yapılan fişlemelerde, kişilerin, titizlikle takip edilmesi, atanma işlemlerine dikkat edilmesi, tutum ve davranışlarının izlenmesi, kınama ile maaş kesme cezası verilmesi isteniyor. Bazı personellerin atanacağı muhtemel olan yerlere atanmaması konusunda da uyarılar yapılıyor.

BÇG İLE AYNI METOT KULLANILMIŞ

Başbakanlık Müsteşarlığı tarafından hazırlanarak dönemin Başbakanı Bülent Ecevit ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sunulan irtica raporun "İrticai Kadrolaşma Faaliyetleri" başlıklı bölümde, açıkça fişleme yapılmış. 1996-97 yılında atanan 8'i Vali yardımcısı, 9'u Kaymakam olmak üzere 17 görevlinin İl Hukuk İşleri Müdürlüğüne atandığı, 58 Kaymakam'ın Vali yardımcısı yapıldığı belirtiliyor.

Atamaları yapılan isimlerin irticacı olduğu iddia edilen raporda, "98 ve 99 yılı tayin dönemlerinde irticai görüşe sahip personel hakkında yapılan işlemler sonucu, bugüne kadar 381 Vali yardımcısı ve Kaymakamdan 209'u hakkında yer ve unvan değişikliği yapılmak suretiyle bu görüşte olan görevlilerinin yüzde 55'i pasifize edilebilmiştir." deniliyor.

Benzer bir çalışma Emniyet içersinde de yürütülmüş. Raporda inançlı personele yapılanlar kitapta şöyle anlatılıyor. "Emniyet Genel Müdürlüğünde irticai görüşe sahip 227 personel içerisinde 191 personel değerlendirilmeye tabi tutulmuş olup bu kapsamda, 176 personel hakkında herhangi bir işlem yapmama, 15 personele de çeşitli disiplin cezaları verilme kararı alınmıştır. Halen 37 personel hakkında da 'İzleme Komisyonunun' değerlendirmesi devam etmektedir. Buradan çıkacak sonuçlara göre belirtilen personelle ilgili gerekli yasal işlemlere başlanacaktır. Ayrıca Başbakanlığa çeşitli kanallardan ulaştırılan münferit olaylara gerekli hassasiyet gösterilerek, irticai görüşe sahip kamu personeli hakkında yasal işlem yapılmıştır."

İnançlı kesime yönelik baskıların ve verilen hukuksuz cezaların deşifre olduğu raporda, çeşitli kamu kurumlarında benzer çalışmaların sürdüğü, bu kapsamda 469 personel hakkında disiplin cezası uygulamasının yapıldığı ifade ediliyor.

Vakıflar Genel Müdürlüğünde üst kademe tüm yöneticilerin görevden alındığının vurgulandığı raporun sonuç bölümü ise şöyle: "Gelinen bu noktada irticanın devlet kadroları içerisinde alınan tedbirlere rağmen büyüme gayretlerini sürdürdüğü ve nitelikleri anayasada belirtilmiş Cumhuriyet rejimi için önemli tehdit olma özelliğini koruduğu görülmektedir. İrticai tehdide karşı Milli Güvenlik Kurulu'nun 28 Şubat 1997 tarihli 406 sayı kararında yer alan 18 tedbirin gerektirdiği yasal ve idari düzenlemelerin ivedilikle tamamlanması ve konu ile ilgili Meclis'te bekleyen yasaların süratle çıkarılması hayati öneme sahiptir. Belirtilen yasaların uygulamasında gösterilecek kararlılığın Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaşlaşma ve modern hukuk devleti olma yolundaki ilerlemesini önemli ölçüde etkileyeceği değerlendirilmektedir."

DİYANET PERSONELİ FİŞLENMİŞ

Binlerce insanı fişleyen kurul tarafından hazırlanan fişleme dosyasında, CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes için "Üsküdar Müftülüğü görevini yürüttüğü, 1999 yılında ilçede bulunan bazı cami ve mescitler hakkında 'tarikatların elinde', 'irticai faaliyetler yürütülüyor' şeklinde bilgi verdiği" ifadeleri bulunuyor.

"Devlet ve Cumhuriyete irticai faaliyetler ile mücadele etmek üzere bu faaliyetlerde bulunanların
odaklaştığı dernekler, vakıflar ve diğer özel hukuk tüzel / özel kişilerince kurulan, işletilen, yönetilen özel okullar, yurtlar, pansiyonlar, kurslar, dershanelerin etkin bir şekilde denetlenebilmesi için yapılan çalışmaları
yerinde izlemek amacıyla" yapılan görüşmelerde Özkes' de bulunuyor. Müfettişler tarafından hazırlanan tutanakta, Üsküdar Müftülüğünde İhsan Özkes ile yapılan görüşmede ilçede bulunan 190 cami ve mescidden 42 cami ve çok sayıda Kur'an kurslarının tarikatların denetimine geçtiği bilgisini aldıkları yazılı... Görüşme tutanağında, Özkes'in daha sıkı denetim istediği görüşüne de yer verilirken, birçok caminin kadrosuz olması nedeniyle tarikatların eline ve yönetimine geçtiğini, irticai faaliyetlerin bu cami ve Kur'an kurslarında olduğu ve denetimlerinin yapılmadığını söylediği anlaşılıyor.

Dönemin Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan sorumlu Devlet Bakanı Hüsamettin Özkan imzalı dosyada, Diyanet İşleri Başkanlığı üst yönetiminde görevli 16 ismin 'irticacı' diye kayıt altına alınarak, mağdur edildiği anlaşılıyor. Üst yönetim hakkında yapılan araştırmalara yer verilen dosyada, bazı isimlerin yanına, "Milli Görüş yanlısı olduğu kanaati yaygınlık kazandığından görevden alınarak başka bir göreve atanması için gerekli yasal prosedür başlatılmıştır." deniliyor.

Din Eğitim Dairesi Başkanının da fişlendiği görülen dosyada, çocuklara getirilen Kur'an Kursu yasağı hakkında tedbir almadığı için görevden alındığı ifade ediliyor.

MUHSİN YAZICIOĞLU FİŞLENMİŞ

Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat soruşturması kapsamında tutuklanan Çevik Bir imzalı 26 Aralık 1996 tarihli, 4955-45-96/Per. D. Dismor. Ş. (3437) sayılı, 'Orduevlerinde Yapılan Sosyal Faaliyetler' konulu Çevik Bir imzalı belgede ise "Çağdaş olmayan kıyafette olanlar orduevine kesinlikle alınmayacak; düğün, nişan gibi faaliyet yapacak personele bildirilecek ve bu konu anlaşma yapılacak olan protokolde açıkça belirtilecektir" deniliyor.

Abdürrahim Reyhan Hazretleri'nin cenazesine katılan BBP'nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun da fişlemelerde yerini almış. Reyhan Hazretleri'nin cenazesine katılan tüm siyasilerin ve STK temsilcilerinin de 3'ncü Ordu Komutanlığı tarafından kayıt altına alınarak raporlandığı görülüyor. Nizam-ı Alem Ocaklarının son süreçte RP'li gençlere destek verdiği de raporda yer alıyor.

Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı tarafından hazırlanan ve dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun emri ile ilgili komutanlıklara ve Başbakanlığa gönderilen "17 Haziran 1998 gün ve Hrk:3429-90 98/İGHD.PL.Ş. (5) 299" sayılı emirde irtica ile mücadele konusunda, yeni hükümet ile oluşturulacak ortak stratejiye esas teşkil edecek görüş ve önerilerin yer aldığı görülüyor.

Sözkonusu emir ile Anasol-D hükümetinden kamu kuruluşlarında çalışan mütedeyyin insanların görev, yetki, atama ve yer değiştirmelerde etkinliklerinin azaltılması için gerekenin yapılması isteniyor. Mütedeyyin insanların önünü kesmek için kurumlarda çalışan Kemalistlerden destek alınması istenen emirde, "Atatürkçü, demokrat ve laik düşünceye sahip her sevideki devlet memurları ile kamu kurum ve kuruluşlarının çekinmeden büyük şevkle olayların üzerine gidecek ve harekete geçirecek şekilde yönlendirilmelidir." deniliyor. CİHAN

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim