• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

23 Nisan: Hangi Çocukların Bayramı?

23 Nisan: Hangi Çocukların Bayramı?
Özgür Eğitim-Sen 23 Nisan Çocuk Bayramı’yla ilgili bir basın açıklaması yaparak çocukluğun ve gençliğin örselendiğine ve Türkiye’deki çocuk hakları ihlallerine dikkat çekti

 

 

 

 

Özgür Eğitim-Sen, 23 Nisan Çocuk Bayramı'yla ilgili bir basın açıklaması yaparak "İşgaller, savaşlar, kavgalar, ekonomik sömürü hırsı ve yozlaşan insanlık en çok çocuklarımızı, gençlerimizi vuruyor. Dünya gelecek nesilleri hızla tüketiyor. Adil ve özgür bir dünya düzeninin kurulamamasının ağır bedelini küçücük bedenler, çoğu zaman canlarıyla ya da ağır şartlar altında ezilerek geçiriyor. Böyle bir süreçte günübirlik eğlencelerle oyalanıp, her şeyi normalmiş gibi gösteren ritüellerin büyüsüne kapılmak insanlığa hiçbir fayda getirmez." dedi. Özgür Eğitim-Sen Tokat Temsilcisi Beytullah Önce tarafından yapılan açıklamada, sınav sisteminin ezdiği, TMK'nın mağdur ettiği, şiddete kurban giden, emeği sömürülen ve inançları yasaklanan çocukların bayram yapamadığı bir ülkede yaşadığımız gerçeğine dikkat çekilerek, "Mademki bu bir bayram, o halde çocukların kendi bayramlarına katılmaya mecbur bırakılması gerekmez miydi? Törenlere katılmayan öğrencilerin notlarla ya da disiplin cezalarıyla tehdit edilmesi ne demek? Bu baskıyla üstü örtülmek istenen gerçeklerden egemenler daha nereye kadar kaçabilir?" denildi.

 

Özgür Eğitim-Sen adına yapılan basın açıklaması, eğitimcilere yapılan "Özgür Eğitim-Sen olarak, çocukların çocuk, gençlerin genç kaldığı; onlara okullarda tek tip bir kimlik ve resmi ideolojinin dayatılmadığı adil ve özgür bir gelecek için herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz. Bu Mehmet Nuri Tançoban, Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, Mizgin Özbek, Soner Semih Sipahi, Serap Eser, Medya Örnek, Berivan, Ece Nur Özel, Büşra Ayata, Sebiha Alaş, Sena Nur Gökdemir, Feyzan Atlı ve daha binlerce, yüz binlerce çocuk için boynumuzun borcudur. Çocukların çocuk kalabilmesi, çocuklarını güzellikler ve huzur içinde yaşayabilmesi için eğitimcilerin sorumluluğu ağırdır. Bu ağırlığın altında kalmayalım… Birlikte direnip, birlikte değiştirelim! Çocuklarımız için!" çağrısıyla son buldu.

 

Basın açıklamasının tam metni aşağıdadır...

 

 

 

 

23 Nisan: Hangi Çocukların Bayramı?

 

Çocukluğun yitirildiği, çocuklarımızın örselendiği zaman ve mekânlarda yaşıyoruz. Dünyanın her yerinden gelen baskı, ceza, şiddet ve ölüm haberleri birbirine eklenirken, bu haberlerde çocukların karşımıza daha sık çıkmaya başlaması kaygılarımızı arttırıyor. İşgaller, savaşlar, kavgalar, ekonomik sömürü hırsı ve yozlaşan insanlık en çok çocuklarımızı, gençlerimizi vuruyor. Dünya gelecek nesilleri hızla tüketiyor.

 

Adil ve özgür bir dünya düzeninin kurulamamasının ağır bedelini küçücük bedenler, çoğu zaman canlarıyla ya da ağır şartlar altında ezilerek geçiriyor. Böyle bir süreçte günübirlik eğlencelerle oyalanıp, her şeyi normalmiş gibi gösteren ritüellerin büyüsüne kapılmak insanlığa hiçbir fayda getirmez. Türkiye bu tabloda istisna olmadığı gibi birçok konuda da maalesef kötü örnektir.

 

İlköğretimden üniversite sonuna kadar ve hatta sonrasında dahi sınavlardan başını kaldıramayan, oyun ve dinlence zamanlarını soru çözmek için harcayan, uzun vakitlerden ailesinden ayrı vakit geçirmek zorunda kalan, okulda emir, şiddet, baskı ve yasaklarla, dershanelerde ise testlerle boğuşarak geçiren çocuklar, ne kadar çocuk kalabilir ki?

 

Sınava girebilmek için bu ülkede ilköğretim öğrencisi bir kız annesini öldürmedi mi? Bir ay önce dershane borcu yüzünden annesi hapse giren genç, üniversite sınavına bir hafta kala intihar etmedi mi? Sınav stresinden, dayatılan kapitalist başarı ideolojisinden dolayı hayatına son vermeye itilen çocukların hesabını kim verecek? Acısını hangi bayram dindirecek?

 

Şu an binlerce çocuğun geleceğiyle arasında kalın hapishane duvarları bulunuyor. Çocukları suça iten asıl neden, adaletsizliğin ve vicdansızlığın egemenliğiyken; sorunların sebeplerini ortadan kaldırmak yerine çocukları kurban etmeyi tercih ediyoruz. Sadece TMK'dan dolayı son iki yılda 3 binden fazla çocuk, yaşlarından kat be kat büyük cezalar aldı, mağduriyetler yaşadılar.

 

Hangi zorluklarla boğuşmak zorunda kaldıkları yok sayılan bu çocukların oyun çağları duvarlar arasındaki boğulurken, gelecekleri de yok sayılmış oluyor. Sorun tüm adaletsizliği ve mağduriyetiyle devam ederken, hangi çocuklar bayram etmektedir?

 

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yoksulluk ve kölelik üreten modern kapitalist sistem, çocuk emeğini sömürerek kârına kâr katmaktadır. Geleneksel usta-çırak ilişkisindeki insanilikten ve mesleki eğitim sürecinden tamamen koparılmış ve düşük ücret-yüksek kâr hesaplarına kurban edilen binlerce çocuk için bu şaşalı törenler nasıl bir gelecek vaat etmektedir?

 

"Haydi kızlar okula" ve "Baba beni okula gönder" diye kampanyalar düzenleyenlerden, bugüne kadar başörtülü çocuklar için bir kez olsun özgürlük talebi geldiğini işittiniz mi? İnandıkları gibi okula gidemeyen Ece Nur Özel ve arkadaşları, milyonlarca kız öğrenci nasıl bayram havası soluyacak, söyler misiniz?

 

Mademki bu bir bayram, o halde çocukların kendi bayramlarına katılmaya mecbur bırakılması gerekmez miydi? Törenlere katılmayan öğrencilerin notlarla ya da disiplin cezalarıyla tehdit edilmesi ne demek? Bu baskıyla üstü örtülmek istenen gerçeklerden egemenler daha nereye kadar kaçabilir?

 

Özgür Eğitim-Sen olarak, çocukların çocuk, gençlerin genç kaldığı; onlara okullarda tek tip bir kimlik ve resmi ideolojinin dayatılmadığı adil ve özgür bir gelecek için herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz. Bu Mehmet Nuri Tançoban, Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, Mizgin Özbek, Soner Semih Sipahi, Serap Eser, Medya Örnek, Berivan, Ece Nur Özel, Büşra Ayata, Sebiha Alaş, Sena Nur Gökdemir, Feyzan Atlı ve daha binlerce, yüz binlerce çocuk için boynumuzun borcudur. Çocukların çocuk kalabilmesi, çocuklarını güzellikler ve huzur içinde yaşayabilmesi için eğitimcilerin sorumluluğu ağırdır. Bu ağırlığın altında kalmayalım… Birlikte direnip, birlikte değiştirelim! Çocuklarımız için!

 

ÖZGÜR EĞİTİM-SEN

TOKAT TEMSİLCİLİĞİ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

g

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim