• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 8 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

17 YIL SONRA ORTAYA ÇIKAN GERÇEK!

17 YIL SONRA ORTAYA ÇIKAN GERÇEK!
Özal'ın ölümü hakkında şok iddia...

 






 

8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüne ilişkin iddiaların tartışıldığı programda Semra Özal çarpıcı bir iddia ortaya attı. Semra Hanım, Cumhurbaşkanı Özal’a hastanede müdahale edilirken Özal’ın sözcüsü Kaya Toperi’nin gizlice fotoğraf çektiğini öne sürdü.

NTV’de yayımlanan ve Can Dündar’ın sunduğu “Bir Ölümün Anatomisi” adlı programda Semra Özal, Ahmet Özal, eski GATA Komutanı Ömer Şarlak ve çok sayıda konuk Nisan 1993’te yapılan Türki cumhuriyetler gezisinden başlayarak, Cumhurbaşkanı Özal’ın ölümüne kadar geçen sürede yaşananları masaya yatırdı. Programda yıllardır üzerinde spekülasyonlar yapılan ve sonunda cumhuriyet savcılarının el attığı Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüne ilişkin iddialara yanıt arandı.

‘Çektireni Aslan biliyor’

Programın bir diğer tartışma konusu ise Turgut Özal’ın ölümü sırasında çekilen fotoğrafları oldu. Turgut Özal’ın eşi Semra Özal, Özal’a müdahale edildiği sırada basına sızdırmak için fotoğraf çekildiğini ancak Özal’ın doktoru Cengiz Aslan’ın fotoğrafları çeken kişinin elinden aldığını belirtti. Programa telefonla katılan, dönemin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kaya Toperi ise kendisinin bu olaydan haberinin olmadığını ifade etti. Semra Özal, Toperi’ye tepki gösterdi ve fotoğraflarla ilgili açıklamak istemediği ismin Kaya Toperi olduğunu öne sürdü.

Programdaki diyaloglar şöyle:

Can Dündar: Sayın Özal’ın vefatından sonra fotoğrafının çekildiği ve bunun servis edilmeye çalışıldığı gibi bir duyum almıştık. Bu konuda bir bilginiz var mı?

Semra Özal: O damarını açmak için yapılan bütün o müdahale esnasında çekilen fotoğrafların olduğunu duydum ama doktor Cengiz Aslan çekenin elinden almış o fotoğrafları. Yoksa onların basına dağıtılacak bir hali yok, lüzumu da yok...

Can Dündar: Çekilmiş yani...

Semra Özal: Doktor Cengiz Aslan biliyor, çünkü o almış onun elinden.

Can Dündar: Fotoğrafı çektiren kim?

Semra Özal: Onu Cengiz Aslan biliyor. Ona sorarsanız öğrenirsiniz.

Can Dündar: Bir fotoğraf çekme olayı ve onun bir tartışması yaşandı mı?

Kaya Toperi: Valla onu hiç hatırlamıyorum.

Can Dündar: Kaybettikten sonra bir fotoğrafının çekilmesi ve onun basına yansıması konusunda bir tartışma yaşandı mı?

Kaya Toperi: Öyle bir şey bana intikal etmedi. Öyle bir şey olsa bana gelirlerdi. Ben basına fotoğraf çektirirdim. Ama hastanenin de fotoğraf çektiğini sanmıyorum.

Semra Özal: Resim çekenin Kaya Bey olduğunu biliyorum, çünkü Cengiz Aslan onun elinden almış. Semra Özal ile Kaya Toperi arasında daha önce de konuya ilişkin bir gerginlik yaşanmıştı. Özal, eşinin ölmeden bir gün önce Toperi’nin zorlamasıyla Bulgar sanatçının heykel sergisine götürüldüğünü öne sür müştü.

MİLLİYET

--------------------------

Sürpriz tanık!

Özal hastaneye geldiğinde inliyordu 1.5 saat hiçbir doktor bakmadı!

Sürpriz tanık!Özal’ın son saatlerine tanık olduğunu söyleyen sürpriz bir isim ortaya çıktı. Eşinin bir rahatsızlığı için hastanede olan Hamza Yavuzyılmaz, “Midesini tutarak sanki kramp geçiriyor gibi inliyordu. 1-1.5 saat kimse müdahale etmedi” dedi...

Önceki akşam NTV’de yayınlanan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ölümüyle ilgili “Bir Ölümün Anatomisi” adlı programda çok çarpıcı iddialar ortaya atıldı. Semra Özal, kendisine gönderilen delilleri savcıya ilettiğini söylerken, Özal ’ın bir sergide zehirlenmiş olabileceğini söyledi. Ancak programın en çarpıcı anları, sürpriz bir tanığın anlattıklarıydı. İşte dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’in yakın postası olduğunu söyleyen Hamza Yavuzyılmaz isimli tanığın iddiaları: “Ben o dönemden iki üç ay önceye kadar o dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’in yakın postasıydım. Olay gününden bir gün önce (16 Nisan 1993’te) eşim telefona yetişmek için merdivenlerden aşağı inerken ayağını burktu. Ertesi gün (17 Nisan 1993) sabah 9- 10 arası Hacettepe Acili’ne gittik. Rahmetli Özal’ın kaldığı yerin iki oda yanındaydık. Doktor aradık, bulamadık. Yaklaşık yarım saat sonra, bir kargaşa oldu. Bir polis motosikleti geldi, ‘Cumhurbaşkanını getiriyorlar’ dedi. Bir Mercedes kapıya geldi, iki koruma ve bir şoför vardı. Bir tanesi de sedyenin yanındaydı. Sedyeye resmen çuval gibi oturtuldu. İki hademe o odaya onu soktular. Sedyenin üzerinde midesini tutarak, sanki kramp geçiriyor gibi resmen inliyordu. Korumanın biri bize doğru koştu, biri diğer tarafa koştu her tarafı boşalttılar. Bize de geri gidin diye talimat verdiler. Bir koruması içeride kaldı. Ben ara ara çıkıyordum merakımdan. Daha önce hiç görmemiştim ben rahmetli cumhurbaşkanımızı. Ama o anda inanılmaz derecede içim koptu, başındaki koruma yalvarıyor, ‘Doktor bulun’ diyordu. Sonra bir ara genç doktor gibi bir şey geldi, baktı başında durdu. Ama o da koşmaya başladı müracaata doğru. Cumhurbaşkanımız midesini tutuyor ve kasıyordu kendini. Kesinlikle yaşıyordu. 3-4 doktor katlardan çıkıyor, bakıyor ve içeri kaçıyordu. Yaklaşık 1-1.5 saat filan gibi bir vakit geçirdik orada o sürede kimse müdahale etmedi.”

ÖZAL’IN KORUMA MÜDÜRÜ

67 model hasta nakil aracıyla götürüldü

Programda birçok çarpıcı iddia daha ortaya atıldı. Bunlardan biri de Özal’ın korma müdürü Musa Öztürk’e aitti. Öztürk’ün şu sözleri içler acısıydı: “Özal, Cevdet Sunay’a hediye edilen 1967 model bir hasta nakil aracıyla hastaneye götürüldü. Bu Cumhurbaşkanlığı envanterlerinde kayıtlıdır. Şu andaki bir ambulansın dizaynını hesaplamayın, çünkü onda yok.” O döneme ve Özal’ı ölüme götüren sürece tanık olan isimler de yaşadıklarını anlattı. İşte sadece birkaçı:

‘Mezarı açılmadan anlaşılmaz’

Yüksel Bozer (Dönemin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Rektörü): “Doktorlar elinden geleni yaptı. Ancak iddiaların önüne mezarın açılması ile geçilebilir. (Semra Özal’a dönerek) Zannediyorum siz, bunun sonunda mezardan bazı saç kemnik örnekleri alıp Avrupa’da bu işleri çok iyi bilen laboratuvarlara gönderip bunun sonucunu almak mecburiyetindesiniz. Artık bu noktaya geldiniz bundan kaçamak yoktur.”

‘Kalbi iyi ama bacağı kötüydü’

Opr. Dr. Cengiz Arslan (Özal’ın doktoru): “Sağlık durumu oldukça iyiydi. Göğsünden kalbinden şikayeti yoktu. Bacak damarlarından dolayı yürümekte güçlük çekiyordu. Kimseye söyleyemiyordu. Durup dinleniyordu çevresi bu durumu onun çabuk yorulduğu şeklinde yorumluyordu. Bu görüntü bacak damarlarının rahatsızlığından dolayıydı.”

Bozer, saat 12’ye doğru geldi

Ömer Şarlak (Dönemin GATA komutanı): ”Biz Hacettepe’ye gittiğimizde, orada sadece tıpta uzmanlık ihtisası yapan hekimler vardı. Ondan sonra Yüksel Bozer geldi. Saat 12:00’ye yakındı geldiğinde.”

(VATAN’ın notu: 17 Nisan 1993 Cumartesi günü saat 10.30 sıralarında ani bir kalp rahatsızlığı geçiren Özal’ın, saat 11. 00’da Hacettepe Hastanesi’ne götürüldüğü ve 14.30’da öldüğü açıklanmıştı.)

VATAN

















Y

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim