• BIST 90.383
  • Altın 144,498
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 8 °C
  • İzmir 15 °C
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • Fatih Tezcan: Kadir Topbaş İntihar Etti!

1 Oy Farkla İçki Yasağı!

1 Oy Farkla İçki Yasağı!
Milli Mücadele sürerken, uzun tartışmalar sonucunda birinci Meclisimiz içki satışını yasaklamıştı.

 

 

 

 

 

 


Türkiye'de içki satışı düzenlemeleriyle ilgili tartışmalar devam ediyor. Aslında bu düzenlemeler ABD, İngiltere örnek alınarak rahatlıkla çözülebilecekken iş farklı bir mecraya kaydı. İçki tartışmaları Milli Mücadele'nin bütün hızıyla sürdüğü 1920 yılında da yaşanmış ve sonunda içki satışı Meclis kararıyla yasaklanmıştı. Prof. Dr. Vahdettin Engin bir yazısında bu içki yasağını teferruatlı olarak anlatır.

İçki yasaklansın

23 Nisan 1920'de Ankara'da Büyük Millet Meclisi açılmıştı. Bir taraftan düşmanın yurttan atılması için çalışmalar sürerken, diğer taraftan Meclis açıldıktan birkaç ay sonra önemli tartışma konularından birini de içki yasağı oluşturmuştu.

1920 Eylül'ünde, Meclis'teki bazı milletvekilleri "Memleket batarken vatandaşların içki içmeleri, sarhoş olmaları doğru mu? Hele dinin yasak ettiği içkiye neden müsaade etmeli? Allah kendi emirlerine itaat etmeyenlere zafer verir mi" diyerek "men-i müskirat kanunu" adıyla çıkarılacak bir yasa ile içkinin yasaklanmasını istediler.

Bu konunun bayraktarlığını Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey yapıyordu. Amerika'da da içki yasağının uygulanması örnek gösteriliyordu. Maliye Bakanı Ferid Bey gibi yasağa karşı olanlar ise içkinin Hazine'ye yıllık 20 milyon lira gibi önemli bir gelir getirdiğini ileri sürüyorlardı.

Ali Şükrü Bey, 1920 Eylül'ünde meseleyi resmen Meclis'e taşıdı. Bazı milletvekilleri kanunun yalnız içkiyi değil, afyon, haşhaş yağı ve esrarı da kapsamasını istediler. Ancak bazı milletvekilleri afyonun ilaçlarda kullanıldığını ve milli bir servet olduğunu söylediler.

Başkanın oyuyla kabul edildi

Kanun teklifi görüşülürken, Meclis'te büyük tartışmalar meydana geldi. Tartışmaların şiddetlenmesi üzerine oturum iki gün sonraya bırakıldı. Ancak iki gün sonraki oturumda da tartışma bitmedi.

Bütün tartışmalardan sonra kanun oya sunuldu. 71 kabul, 71 ret, 3 de çekimser oyu çıktı. Başkan Vehbi Bey evet oyu vermiş olduğundan kanun kabul edildi. 14 Eylül 1920'de kabul edilen bu kanunla ülkede her türlü alkollü içkinin yapımı, alımı, satımı ve kullanımı yasaklandı. Bu yasağa uymayanlara para veya hapis cezası verilecekti.

Savaş ortamında kanunun takip edilmesi zordu. Bununla beraber zaman zaman içki yasağına uymayanlardan cezalandırılanlar da oldu. Fakat bunlar genellikle bir süre sonra Bakanlar Kurulu kararı ile affedildiler.

Milli Mücadele sona erdikten sonra Meclis yenilendi ve 9 Nisan 1924'te çıkarılan yeni bir kanun ile içki yasağı kaldırıldı.

MİLLETVEKİLLERİ HARARETLE TARTIŞTILAR

İçkinin yasaklanması konusunda Meclis'te hararetli bir tartışma yaşanmıştı:

Haydar Bey: Efendiler, zannediyor musunuz ki Amerika'da bu kanun tatbik edildi. Bilakis meyhaneleri kapayalım derken, bütün evlerin meyhane olmasına sebep olundu.

Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey: Delil göster!

Haydar Bey: Delillerim işte elimde. Tatbik edilmeyen kanun yüzünden Amerika'nın yılda 500 bin dolar kaybettiğini, orada kaçakçılığın yalnız sosyal bir mesele değil, siyasi bir mesele haline geldiğini gösterebilirim.

Haydar Bey: Hele efendiler, sağlık en cümeninin yirminci asırda tatbik etmek istediği temizlik cezası, Abdülhamid zamanındaki tımarhane ve serseri kanunundaki darp cezaları gibi Şer'iye En cümeni'nin de... (gürültüler, alkışlar, sözünü geri al sesleri.)

Hoca Remzi Efendi: Olmaz, kabul etmeyiz. Aşağı indirin.

Haydar Bey: Buraya gel...

Başkan: Peki efendim, susun...

Remzi Efendi: Bizim burada lüzumumuz yoktur. Ahkâm-ı Şer'iye aleyhinde... (Bu millet şeriatla kaimdir sesleri.)

Bir Hoca Efendi: Katiyen kabul etmiyoruz. Çekil oradan, utanmıyor musun? (Nedir bu yahu, hepimiz Müslümanız sesleri.)

Hüsrev Bey: Herkes hürdür. İstediğini söyler.

Konya Milletvekili Refik Bey: Efendiler, rica ederim, ne oldunuz? Kâinata karşı rezil mi olacağız?

Hararetli tartışmalar durmayınca başkan oturuma ara verdi. Ancak aradan sonra da tartışmalar bitmedi.

Aradan sonraki oturumda tartışmalar devam ederken milletvekilleri ayağa kalkarak, birbirlerine el kol hareketi yapmaya, çok ağır sözlerle hitap etmeye başladılar.

Başkan: Rica ederim efendiler, oturalım.

Hüsrev Bey: ...Kanunun müzakeresini şimdi tehir edelim...

Başkan: Teklifi kabul edenler ellerini kaldırsınlar.

Oylama sonucu görüşmelerin ertelenmesi kabul edildi.

Bir Ses: Biraz daha uyuyacak!

Ali Şükrü Bey: Evet uyutacaklar. Parlamento dalaveresi...

Erzincan Milletvekili Emin Bey: Bütün bu fesadın kaynağı sensin!

Erhan AFYONCU yazdı...

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim