• BIST 105.101
  • Altın 147,354
  • Dolar 3,4874
  • Euro 4,1874
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 29 °C
  • İzmir 31 °C
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!
  • "Erdoğan'ı Öldürün" Pankartı Açıldı Fatih Tezcan Uyardı!
  • 18 MART ÇANAKKALE İNGİLİZ ZAFERİ Mİ?
  • 15 Temmuz'da FETÖ Darbesini İlk Haber Veren ve Milleti Meydanlara Çağıran Fatih Tezcan'a FETÖ'ye Hakaretten Dava!

1 Haziran'da çatı çöktü

1 Haziranda çatı çöktü
Başbakan Erdoğan, "1 Haziran seçimleri cumhurbaşkanlığı için bir gösterge olacaksa, ortaya çıkan sonuç, çatının bir kez daha çöktüğüdür" dedi

TBMM (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "1 Haziran seçimleri cumhurbaşkanlığı için bir gösterge, bir kamuoyu yoklaması olacaksa ortaya çıkan sonuç çatının bir kez daha çöktüğü, uçtuğudur. Çatı su sızdırmaya devam ediyor. Bu seçimde çatı bir kez daha çatladı. Aslında çatı diye bir şey kalmadı" dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, Afganistan'da dün sabah bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden üç vatandaşa Allah'tan rahmet, yaralanan vatandaşa acil şifa diledi.

Dışişleri Bakanlığı'nın, konuyu yakından takip ettiğini ifade eden Erdoğan, Afganistan makamlarına faillerin bulunması talebini ilettiklerini bildirdi. Erdoğan, "Gerek şirketlerimiz, gerek çalışanlarımız, gerekse askerlerimiz, Afganistan'da sadece ve sadece barışı tesis etmek, Afganistan'a huzuru getirmek için orada bulunuyorlar. Yapılan saldırının, ciddiyetle soruşturulmasının ve gerekli önlemlerin alınmasının takipçisi olacağız" diye konuştu.

 

-"Oy oranımız 2,5 puan arttı"

 

Başbakan Erdoğan, konuşmasında 1 Haziran'da 14 yerleşim biriminde yapılan yerel seçimleri değerlendirdi.

Erdoğan, 14 merkezin 13'ünde itirazlar sonucunda seçimlerin yenilendiğini, 1'inde ise ilk kez seçim yapıldığını anımsattı.

Bu yerleşim birimleri içinde en önemli merkezlerin Ağrı ve Yalova olduğunu dile getiren Erdoğan, "Ağrı'da daha önce BDP'nin seçimi kazandığı görülüyordu, itirazlar yapıldı ve seçimin yapılması kararı alındı. Pazar günü yapılan seçimde BDP adayı kazandı. Yalova'da, AK Parti olarak bizim itirazımız vardı, orada da yenilenme kararı alındı. Yapılan ittifak neticesinde Yalova'da seçimi, CHP adayı az farkla kazandı" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, 14 yerleşim birimi üzerinden bakıldığında AK Parti 5, CHP 3, MHP 3, BDP 2 ve Saadet Partisi'nin 1 merkezde seçimi kazandığına işaret etti. Erdoğan, AK Parti'nin, 30 Mart seçimlerinde 13 merkezde  yüzde 43.05, 1 Haziran'da ise  yüzde 45.5 oy aldığını anımsatarak, "Yani 30 Mart seçimlerine göre 13 yerleşim biriminde oy oranımız 2.5 puan artış kaydetti" dedi.

 

-"MHP, bir kez daha varlığını inkar etti"

 

CHP'nin 13 yerleşim biriminde 30 Mart seçimlerine göre oyunun 1, BDP'nin 2.3 puan arttığını, MHP'nin ise 1.9 puan düştüğünü belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"30 Mart'a göre oy oranlarındaki değişime baktığımızda, özellikle Yalova  ve Ağrı'da, AK Parti'ye karşı ittifakların yapıldığı net olarak görülüyor. Tüm ittifaklara rağmen CHP ve MHP'nin, toplam  oy oranının AK Parti'ye yetişemediğini görüyoruz. Bu bir anket de sayılabilir. 30 Mart'ta Türkiye genelinde CHP ve MHP'in toplam oy oranı yüzde 43 oldu, AK Parti'nin tek başına oy oranı yüzde 45.5 gerçekleşti. 30 Mart'ta, bu 13 merkezde CHP ve MHP'nin toplam oy oranı yüzde 33, AK Parti'nin tek başına oy oranı yüzde 43'tü. 1 Haziran'da 13 merkezde CHP ve MHP birlikte, yüzde 32 oy oranına ulaştı, AK Parti'nin oy oranı yüzde 45.5 oldu.

Biz Ağrı ve Yalova'da ortaya çıkan sonucu elbette derinlemesine analiz ettik ve ediyoruz. Hem süreci hem sonucu bütün boyutlarıyla değerlendiriyoruz. Bu mikro düzeydeki seçimin hem CHP ve hem MHP için çok önemli yeni dersler verdiğini ama her iki partinin de bir kez daha ibretlik dersler almasını özellikle tavsiye ederiz. Fakat bunu fark etmediklerini de ne yazık ki görüyoruz. MHP, bir kez daha varlığını, siyasetini, iddiasını inkar etti. 1 Haziran seçimlerinde adeta MHP'nin esamesi bile okunmadı. 30 Mart'ta Pensilvanya'nın maşası, CHP'nin de payandası olan MHP, 1 Haziran'da yeni vazifesini iyice benimsemiş halde, kimliğini tamamen CHP 'ye teslim etmiş oldu. Öte yandan CHP sadece Yalova üzerinden kendisi için başarı tablosu çıkarmaya çalışırken 30 Mart'ta olduğu gibi bugün de genel manzarayı görmekten kaçınıyor."

 

-"Siyaseti 780 bin kilometrekarede yapmıyorlar"

 

Erdoğan, Doğu'da BDP karşısında AK Parti'den, AK Parti'nin karşısında da BDP'den başka parti olmadığını vurguladı.

 Bunun bir şeyi gösterdiğini kaydeden Erdoğan,  CHP ve MHP'nin, siyaseti 780 bin kilometrekarede yapmadığını söyledi. Erdoğan, "Kendileri için uygun vilayetler, uygun ilçeler aramak suretiyle siyaseti böyle sürdürmek istiyorlar. Bunun adı demokratik mücadeleyi ülke geneline yaymak değildir. 'Ben burada yapabilirim, başka yerde buna ne gücüm ne anlayışım yetiyor' vaka budur" diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin her yerinde,  81 ilde AK Parti'nin olduğunu ifade ederek, buna karşılık CHP ve MHP'nin toplam oylarının bile AK Parti'ye yetişemediğini belirtti. 

Başbakan Erdoğan, sözlerini, "1 Haziran seçimleri cumhurbaşkanlığı için gösterge, bir kamuoyu yoklaması olacaksa ortaya çıkan sonuç çatının bir kez daha çöktüğü, uçtuğudur. 1 Haziran'da, 13 birimde CHP ve MHP'nin toplam oyu yüzde 33, AK Parti'nin tek başına oyu yüzde 45.5. Çatı su sızdırmaya devam ediyor. Bu seçimde çatı bir kez daha çatladı. Aslında çatı diye bir şey kalmadı" diye sürdürdü.

 

-"MHP'yi adeta vagon partiye dönüştürdü"

 

Erdoğan, 30 Mart ve 1 Haziran seçimlerinin, MHP tabanında, MHP'ye gönül veren kardeşleri nezdinde etraflı şekilde değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini söyledi.

 MHP'nin, artık kendi varlığını, kimliğini inkar eden partiye dönüştürüldüğünü ifade eden Erdoğan, MHP'nin mevcut yönetiminin, MHP'nin tüm ilkelerini, sınırlarını çiğnediğini, MHP'yi adeta vagon partiye dönüştürdüğünü belirtti.

Erdoğan, MHP'nin, 2010 halk oylamasında diğer tüm partilerle ve özellikle terör örgütleriyle aynı safta yer almayı seçtiğini, ağır bir yenilgi aldığını, 2011 seçimlerinde aynı şekilde ağır bir hezimet daha yaşadığını kaydetti.

 "MHP'nin, 30 Mart'ta Pensilvanya'nın kuklası haline getirildiğini, CHP'nin de oy deposu olarak kullanıldığını" vurgulayan Erdoğan, bu yapılanın, MHP seçmenine çok büyük haksızlık ve MHP seçmeninin istismar edilmesi olduğunu söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"MHP seçmeni, gönül verdikleri partinin kimlere payanda, kimlerin yedeği haline getirildiğini görmeli, bunun sorgulamasını da yapmalıdır diye düşünüyorum. MHP'ye gönül vermiş kardeşlerime, özellikle hatırlatmak isterim. CHP içinde sadece bir kanat yok, CHP içinde sadece ulusalcılar yok. Suriye'nin eli kanlı rejimine destek veren CHP var. Türkiye'de mezhep farklılıklarını körüklemek, bundan rant elde etmek için her türlü tahriki yapan bir CHP var. Öbür tarafta kalkıp şöyle Suriye'nin batısına doğru gittikçe orada bizim Türkmen kardeşlerimiz var. Bunların yanında yer alan AK Parti iktidarı var, onların karşısında yer alan CHP anlayışı var. Ey MHP, sen de mi yoksa onlarla beraber oradaki Türkmen kardeşlerimizin karşısında yer alıyorsun? Gezi eylemlerinde başı çeken, dünyaca terör örgütü olduğu kabul edilen polis, asker katili terör örgütlerine sırtını sıvazlayan bir CHP var. Hakkari'de Türk bayraklarını sallayamayan ama gelip Ankara'da bozkurt işareti yapan yani her türlü renge bürünen bir CHP var. Buradan MHP'li kardeşlerime çok açık soruyorum: Bir MHP'li nasıl İstanbul'da duvarlara, 'zulüm 1453'te başladı' diyen bir zihniyetin yanında durabilir? Bir MHP'li nasıl olur da Ankara'da Türk bayrağını yakan bir zihniyetin yanında durabilir?"

 

-"Lojistik merkez görevi yaptılar"

 

Gezi olaylarının yıl dönümünde yine en başta CHP ve milletvekillerinin olduğunu belirten Erdoğan, en başta CHP'nin provokatif milletvekillerinin, ellerinden gelen her türlü oyunu oynadığını söyledi.

Erdoğan, CHP il, ilçe başkanlıklarının cumartesi günü Ankara ve İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde lojistik merkez görevi yaptığını ifade ederek, "Gençleri sokağa çıkarmak için gençlerin sokakta polisle çatışmaya girmeleri için çağrı yaptılar, tahrik yaptılar" dedi.

CHP'nin, marjinal örgütlerin, hatta terör örgütlerinin tüm çağrısına rağmen karanlık senaryonun devreye sokulamadığını, kaos senaryosunun gerçekleşmediğini vurgulayan Erdoğan, çağrılara sadece üç-beş marjinal örgütün karşılık verdiğini, sokağa döküldüğünü anlattı. Erdoğan,  polisin dik duruşu sayesinde de geldikleri gibi gittiklerini kaydetti.

 

-"Avuçlarını yaladılar"

 

Erdoğan, bundan önceki Gezi'de onlara lojistik desteği veren sermayenin, bu kez ortaya çıkamadığını ifade ederek, şöyle konuştu:

"Onlardan da lojistik destek gelmeyince şimdi çırılçıplak ortada kaldılar. İstanbul'un lüks kafelerinde, ellerindeki telefonlarla isyan çağrıları yapanlar, cumartesi günü avuçlarını yaladılar. İstanbul'a gelip, abartılı, provokatif çağrılar yapan uluslararası medya kuruluşları avuçlarını yaladılar. Bir tane o, CNN'in dalkavuğu, oralarda bir şeyler yapmaya çalışıyor. CNN Internetional, yerlisi geçen yıl 8 saat aralıksız yayın yaptı. Niye, ülkemi karıştırmak, ülkemi dünyaya farklı göstermek için. Şimdi de suç üstü yakalandı. Bunların, özgür, tarafsız, bağımsız basın diye bir şeyleri yok, bunlar görevli, bunlar adeta ajan görevi icra ediyorlar. Bunun için buradalar. Günlerdir isyan çağrısı yapan bir kısım medya kuruluşları, bir takım yazarlar aynı şekilde onlar da avucunu yaladılar. Günler öncesinden fotoğraf makineleri, kameralar için iftira kareleri hazırlayan figüranlar da avucunu yaladı. Pensilvanya'da, Türkiye'den kaos çıkması için avuçlarını ovuşturanlar gazetelerini, televizyonlarını, twitterdaki o maskeli korkaklarını, kaos için görevlendirenler de onlar da avuçlarını yaladılar. Gezi olaylarının yıl dönümünde sokakları hareketlendirmek için nefret dilini, ırkçılığın, faşizmin,  özellikle İslamofobi'nin dilini kullananlar da aynı şeklide avucunu yaladı."

 

-"Niye rahatsı oluyorsun?"

 

Bunları konuşunca 'Bu başbakan çok gerilimci...' dendiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sokakta polisime kurşun sıkacak, polisimi yakacak, nitekim şu anda biri hayati tehlike içinde. Bunu konuşmayacaklar ama farklı bir şey olduğunda polis şamar oğlanı, öldür, vur, yarala. Bunun için her yol meşru. Polisin savunma hakkı bile yok. Böyle bir şey olabilir mi? Geçenlerde 'bu ne sabırdır' dedim diye, beyefendiler rahatsız olmuş. Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere. Niye rahatsız oluyorsun? Sen bunu git ABD'de, Avrupa ülkelerinde, İngiltere, İspanya, Almanya'da yap bakalım. Sizlere şöyle bir Avrupa'dan dünyanın değişik yerlerinden, özellikle bazı çekimleri göstermek istiyorum. Bunları bir göreceksiniz. Nerede, ne nasıl yapılıyor görmek lazım. Sürekli olarak bizim güvenlik güçlerimizin bu işlerde tahrik unsuru olarak adeta hedef haline getirenler, dünyada, neyin, nasıl yapıldığını görmeleri lazım. Milletimizin de bunu iyi görmesi lazım. Onun için herhalde bir grup toplantısında, bunları özellikle yayınlamak, göstermek istiyorum. Çünkü milletçe bunu bilmemiz lazım. Başta CHP olmak üzere, sokakları hareketlendirip, Türkiye'de yeniden çatışma manzaraları oluşturmak isteyenler, bu Gezi'de hayal kırılığı yaşadılar."

 

Kaynak: Haber Kaynağı
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Analiz Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim